11 Mayıs 2010 Salı

SS manyaklığı ve Bleach 270. Bölüm

hayatımda ilk defa 20dkklık animeyi 1- 1 buçuk saatte bitirdim.(ahh şu bleach hep ilkleri yaşatıyor bana) Ayasegawa'nın dediği gibi resmen görsel şölen yaşadık bu bölümde. Aylardır herkes bu bölümleri bekliyordu. Eğer türk televizyonlarında yayımlanıyor olsaydı bu bölümler, ratingler tavan yapmış, Aşk-ı memnu ve Ezel gibi dizileri donunda sallandırıyor olabilirdi.
Gelelim 270. bölümden gözüme çarpanlara;


Ulquiorra'nın güç gösterisi yapma gibi bir amacı olmadığını öncelikle belirtmek istiyorum. Her ne kadar İchigo'ya aralarındaki farkı anlatmaya çalışsa da, ona arada bir gardını indirmemesi ve gözünü açık tutması için gereken öğütleri de verdi. Ulquiorra bana göre bunalım bir karakter, yani ona kötü olduğu için kızamıyorsunuz, aksine suratında hiçbir duyguyu göstermediği halde hüzünlü duran bir ifade var. Bu ise hiçlikten geliyor, bu koruma, kurtarma, sevgi gibi olaylar ona ifade etmiyor çünkü henüz farkına varamadığı şeyler onlar. Arrancarların kalbi yok gibi bir şey söz konusu değil sonuçta.


Hatta verdiği tavsiyeler sayesinde İchigo o imkansız saldırıları önceden görebildi ve saldırıları savuşturabildi. Hımm acaba neden? Manga'dan takip etmeyenlerin buna dikkat etmesini tavsiye ederim.


Aslında bu bölümle ilgili fazla anlatılacak bir şey yok kesinlikle izlenmesi lazım. Müthiş bir dövüşün başlangacı gibi hala... Ulquiorra gibi Kubo Tite'den beklenmeyecek bir karaktere hayran kalıp durdum sadece. İchigo'ya ise lanetlerimi sundum. Şu saate kadar İchigo'ya orda burda küfür ederek zaman geçiriyordum o yüzden geç yazdım. 


Öyle bir saldı ki sevgili Ulquiorra ben bile reiatsu'dan etkilendim sandım. Olağanüstüydü sağolsun İshida'nın reiatsu'yu şekillendirmesi sebebiyle o anı ben de yaşıyormuş gibiydim.


 Oh ya Orihimeyi seslendiren bayan her bölümde 3 kuluvallah bi elham gibi 2 kere Kurasaki-kun 1 kere İshida-kun deyip parayı götürmesine ne demeli bilemiyorum. Artık çok fazla can sıkmaya başladı bu Kurasaki-kunlar ve daha fazlası da bizi bekliyor...


Bir ara İshida'nın olayları flashbackmiş gibi anlatmasına yarıldım. Sanki animeyi İshida'nın gözlerinden izliyormuşuz gibi oldu çok saçmaydı doğrusu... 
İlla Orihime burnunu karıştıracak iyice sinir etti beni, Bu arada mangasını takip eden biri olsam da, her ne kadar herşeyi bilsem de, sinir olmaya devam ediyorum, bu bendeki nefret nerden geliyor anlamadım!
Ayrıca Las Noches'in gökyüzünü delip geçtiği yerle fake gökyüzülü heuco mundo arasında 10km olduğu için İshida ve Orihime'nin yukarı tırmanışları uzun sürdü.


 Ve 2. salınımını yapan Ulquiorra İchigo'yu o sütun senin, bu sütun benim tilt misali atıp durdu. İchigo'dan ne kadar tiksiniyorsam artık hiçbir acıma hissetmedim aksine içimin yağları eridi gitti...


Benim gözümde efsane olabilecek bir sahne yaşandı.


Kurosaki İchigo'nun ibiş kafasına dikkat edin;
ve;

Mükemmel bir sahneydi. Kafası uçup şöyle Las Noches semalarında boynundan akan kırmızı kanla yağmura tutulsaydı keşke.(öhöm çok fazla villain bir insan olmaya başladım)



Ama artık her defasında kıçı kurtarılan bir piç kurusunu izlemekten, bir türlü ölemeyen karakterlerden bıkmış durumdayım. Bu Kishimoto'nun baş karakterine vermediği bonusları Kubo maşallah kendi baş karakterine bol bol yediriyor. Sanırım 234292384. kez İchigo'nun ölümden dönüşü olacak. Heralde kimse öleceğini düşünmemiştir di mi? Yani Orihime ve ishida ulaştı ve Muhteşem bir vuruşla İchigoyu kuyruğuyla boynundan tutan Ulquiorra'yı bir sonraki bölümde merakla bekliyoruz.


7 Mayıs 2010 Cuma

Fobik

Kaç yaşlarındaydım bilmiyorum, oldukça küçüktüm ve her pazar parliament sineması izlerdik ailecek. close encounters of the thrid kind filmini de ilk o zamanlar izlemiştim. Beynimde nasıl bir etki bıraktığını  şok gibi bir şey yaşadığım için hiç hatırlamıyordum ve ardından E.T. izlediğim için sanki fobi durumum E.T. ile başlamış gibi oldu ama öyle değil ilk fobim close encounters of the thrid kind sayesinde ortaya çıkmıştı. Belli bir dönem beynim gördüklerime karşı şoktan ulaşamıyordu, ne yani sadece filmdi diyeceksiniz ama benim için öyle olmamış. Ve bu fobi hayatımın en önemli dönemlerinde hayat şartlarımı etkilemişti. Daha 10  yaşındayken kendi başıma yatamaz hale gelmiştim, üstüne fobimi tetikleyen bir çok haber ve söylenti+ film karşıma çıkıyordu. Ergenlik döneminde bile bir Ufo haberi sonrası 1 ay uyuyamdığımı bilirim. Halüsilasyon olabileceğine inandığım bazı şeylerde tecrübe etmiştim. Tam 99 depremi günü depremin olmasına 2 saat kala balkonda açıklayamadığım bir varlık görmüştüm (Ufo değil). gördüğüm gibi anneme koşmuştum bana inanmadı doğal olarak. Bana da biri gelip bir şeyler gördüğünü söylese inanmam açıkcası, hatta görmediği şeye az inanır bir insan sayılırım. Neyse deprem üstüne olduğu için depremin ardından birkaç dakika geçmiş ve annem bana ne gördü ne gördün diye deli gibi soruyordu. Bu şekilde paniklemesi beni daha çok etkliyordu ve olayı halüsilasyonlıktan çıkıyordu. Yine de üstüne fazla düşünmeyip yardım bile almadık. 
Tüm bunları üstüne giderek aşabileceğime inanıyordum ama her türlü girişimim faydasızlık ve daha çok korkuyla sonuçlanıyordu. Unuttuğum ve bir yerde bir şeyler işitmediğim sürece hayatıma devam edebiliyorum ama bu geceden sonra bu kısa süreli rahatlamalarım son bulacak gibi. Geçen sene yayımlanmış olan 4.tür filmini izleme gibi bir gaflette bulundum. Her ne kadar annemle birlikte izlemiş olsam da bunun etrafımdakilerin bana verdiği güçle üstünden gelebileceğim bir şey olmadığını iyi biliyorum. Fobim tuttuğu anda nefes almakta zorlanıyorum ve o an sanki tehdit altındaymışım gibi hissediyorum. Bu korku ölüm korkusuyla bir olmasa da o an bir insanın komaya girmesiyle bir olabilir (benim düşüncem). Filmi izlemeyen belki bilmiyordur. Bu film sözde gerçek bir olaydan uyarlanmış. Başta uyarı niteliğinde Milla Jovovich bir konuşma yapıyor. Bir şeyin korkulması için gerçek olmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Size bir şey yanlışlık ifade ediyorsa ve sizin görecenize göre o şey olağan üstü bir şekilde çirkinse, korkulmaya değer nitelikleri tamamlıyor demektir. Genelde korku filmlerini seven ve korkmayan bir insanımdır ama konu bu şeylere geldiği zaman benden korkağını bulamazsınız. Ayrıca filmi destekler niteliklerde birçok şey okumuşluğum var. Cahil bir şekilde inanıyor ve korkuyor değilim. Bildiklerimle birleştirince gerçekten film tamamen saçmalıktan çıkıyor. Tavsiye eder miyim derseniz... kesinlike etmem. İzlemeyin izlettirmeyin!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...