hayatımda ilk defa 20dkklık animeyi 1- 1 buçuk saatte bitirdim.(ahh şu bleach hep ilkleri yaşatıyor bana) Ayasegawa'nın dediği gibi resmen görsel şölen yaşadık bu bölümde. Aylardır herkes bu bölümleri bekliyordu. Eğer türk televizyonlarında yayımlanıyor olsaydı bu bölümler, ratingler tavan yapmış, Aşk-ı memnu ve Ezel gibi dizileri donunda sallandırıyor olabilirdi.
Gelelim 270. bölümden gözüme çarpanlara;
Ulquiorra'nın güç gösterisi yapma gibi bir amacı olmadığını öncelikle belirtmek istiyorum. Her ne kadar İchigo'ya aralarındaki farkı anlatmaya çalışsa da, ona arada bir gardını indirmemesi ve gözünü açık tutması için gereken öğütleri de verdi. Ulquiorra bana göre bunalım bir karakter, yani ona kötü olduğu için kızamıyorsunuz, aksine suratında hiçbir duyguyu göstermediği halde hüzünlü duran bir ifade var. Bu ise hiçlikten geliyor, bu koruma, kurtarma, sevgi gibi olaylar ona ifade etmiyor çünkü henüz farkına varamadığı şeyler onlar. Arrancarların kalbi yok gibi bir şey söz konusu değil sonuçta.
Hatta verdiği tavsiyeler sayesinde İchigo o imkansız saldırıları önceden görebildi ve saldırıları savuşturabildi. Hımm acaba neden? Manga'dan takip etmeyenlerin buna dikkat etmesini tavsiye ederim.
Aslında bu bölümle ilgili fazla anlatılacak bir şey yok kesinlikle izlenmesi lazım. Müthiş bir dövüşün başlangacı gibi hala... Ulquiorra gibi Kubo Tite'den beklenmeyecek bir karaktere hayran kalıp durdum sadece. İchigo'ya ise lanetlerimi sundum. Şu saate kadar İchigo'ya orda burda küfür ederek zaman geçiriyordum o yüzden geç yazdım.
Öyle bir saldı ki sevgili Ulquiorra ben bile reiatsu'dan etkilendim sandım. Olağanüstüydü sağolsun İshida'nın reiatsu'yu şekillendirmesi sebebiyle o anı ben de yaşıyormuş gibiydim.
Oh ya Orihimeyi seslendiren bayan her bölümde 3 kuluvallah bi elham gibi 2 kere Kurasaki-kun 1 kere İshida-kun deyip parayı götürmesine ne demeli bilemiyorum. Artık çok fazla can sıkmaya başladı bu Kurasaki-kunlar ve daha fazlası da bizi bekliyor...
Bir ara İshida'nın olayları flashbackmiş gibi anlatmasına yarıldım. Sanki animeyi İshida'nın gözlerinden izliyormuşuz gibi oldu çok saçmaydı doğrusu...
İlla Orihime burnunu karıştıracak iyice sinir etti beni, Bu arada mangasını takip eden biri olsam da, her ne kadar herşeyi bilsem de, sinir olmaya devam ediyorum, bu bendeki nefret nerden geliyor anlamadım!
Ayrıca Las Noches'in gökyüzünü delip geçtiği yerle fake gökyüzülü heuco mundo arasında 10km olduğu için İshida ve Orihime'nin yukarı tırmanışları uzun sürdü.
Ve 2. salınımını yapan Ulquiorra İchigo'yu o sütun senin, bu sütun benim tilt misali atıp durdu. İchigo'dan ne kadar tiksiniyorsam artık hiçbir acıma hissetmedim aksine içimin yağları eridi gitti...
Benim gözümde efsane olabilecek bir sahne yaşandı.
ve;
Mükemmel bir sahneydi. Kafası uçup şöyle Las Noches semalarında boynundan akan kırmızı kanla yağmura tutulsaydı keşke.(öhöm çok fazla villain bir insan olmaya başladım)
Ama artık her defasında kıçı kurtarılan bir piç kurusunu izlemekten, bir türlü ölemeyen karakterlerden bıkmış durumdayım. Bu Kishimoto'nun baş karakterine vermediği bonusları Kubo maşallah kendi baş karakterine bol bol yediriyor. Sanırım 234292384. kez İchigo'nun ölümden dönüşü olacak. Heralde kimse öleceğini düşünmemiştir di mi? Yani Orihime ve ishida ulaştı ve Muhteşem bir vuruşla İchigoyu kuyruğuyla boynundan tutan Ulquiorra'yı bir sonraki bölümde merakla bekliyoruz.











